BİLGE'DE ŞOK KARAR! Gece Yarısı Kapatıldı, 24 Bin Öğrenci Mağdur!
İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni Cumhurbaşkanı kararıyla kaldırıldı. 24 bin öğrenci ve 70 bin mezunu ilgilendiren bu karar, büyük tepki topladı.


Resmi Gazete'de Yayımlanan Şok Karar
İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni, Cumhurbaşkanlığı tarafından Resmi Gazete'de yayımlanan bir kararla kaldırıldı. Gece yarısı gerçekleşen bu duyuru, 1996 yılında kurulan ve Türkiye'nin ilk beş vakıf üniversitesinden biri olan kurumun kapılarını süresiz olarak kapatması anlamına geliyor. Kararın gerekçesi olarak Yükseköğretim Kanunu'nun 11. maddesi gösterilse de, bu maddenin aslında üniversitelerin kapanmasını değil, yasal çerçevede varlıklarını sürdürmesini düzenlediği belirtiliyor. Ayrıca, söz konusu kapatma kararının Anayasa'nın 130. maddesiyle de çeliştiği ifade ediliyor. Hukuk çevreleri, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından açılabilecek bir davanın üniversitenin yeniden faaliyete geçmesine yol açabileceğine dikkat çekiyor.
Hukuki Çelişkiler ve Tartışmalı Gerekçe
Üniversitenin kapatılmasına dayanak olarak sunulan Yükseköğretim Kanunu'nun 2547 sayılı kanunun 11. maddesi, uzmanlarca incelendiğinde kapatma yetkisi içermediği gözlemleniyor. Bu madde, yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve işleyiş süreçlerinde Üniversitelerarası Kurul'un (ÜAK) sorumluluklarını tanımlıyor ve kurul üyelerinin seçimi ile görev tanımlarını belirliyor. Maddenin özünde, üniversitelerin faaliyetlerini yasalara uygun bir şekilde devam ettirmesi için YÖK'ün alması gereken tedbirlerin sıralandığı, kapatma gibi bir müeyyideyi barındırmadığı vurgulanıyor. Anayasa'nın 131. maddesi ise, yükseköğretim kuruluşlarının planlanması, düzenlenmesi, yönetilmesi, denetlenmesi, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerinin yasalara uygun olarak yönlendirilmesi sorumluluğunu YÖK'e yüklüyor. 2017'deki düzenlemelerle rektör atama yetkisinin Cumhurbaşkanı'na devredilmiş olmasına rağmen, bir üniversitenin tamamen kapatılması yetkisinin Anayasa'nın 131. maddesine aykırı olduğu hukukçular tarafından dile getiriliyor.
YÖK Başkanından Açıklama ve Geçmişteki Vaatler
YÖK Başkanı Erol Özvar, yazılı bir açıklamayla İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izninin kaldırılmasına dair kararın, üniversitenin kurucu vakfına mahkemece kayyum atanması üzerine alındığını doğruladı. Özvar, açıklamasında “YÖK, öğrencilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamaması ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksamadan yürütülmesi hususunda gerekli tedbirleri ivedilikle almaktadır. İdari ve akademik personele dair herhangi bir mağduriyete fırsat vermeden gerekli işlemler yapılacaktır” ifadelerini kullandı. Ancak bu açıklama, üniversitenin yakın geçmişindeki olaylarla çelişiyor. Yaklaşık yedi yıl önce Can Holding bünyesine geçen İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2025 yılının Eylül ayında “kara para aklama, suç örgütü kurma, dolandırıcılık” gibi ciddi iddialarla Can Holding'e yönelik bir operasyon sonrası Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilmişti. Bu devrin ardından YÖK Başkanı Özvar, üniversitenin kapatılmayacağını ve eğitim faaliyetlerinin sorunsuz devam edeceğini belirtmişti. Kapatma kararı, bu açıklamanın üzerinden sadece sekiz ay geçtikten sonra geldi ve kamuoyunda şaşkınlık yarattı.

24 Bin Öğrencinin Belirsiz Geleceği
İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde ön lisans, lisans ve yüksek lisans programlarında eğitim gören 24 bin öğrenci ile 70 bin mezun ve 150 farklı programda görev yapan akademisyenler, bu ani kararla büyük bir şok yaşadı. Öğrencilerin geleceğiyle ilgili çeşitli senaryolar gündeme geldi. Garantör üniversite olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde (MSGSÜ) ilgili bölümlerin bulunması halinde, öğrencilerin oraya geçiş yapma hakkı bulunuyor. Ancak, MSGSÜ'nün sanatsal alanlara odaklanmış bir üniversite olması nedeniyle mühendislik veya hukuk gibi bölümleri bünyesinde barındırmaması, birçok öğrenci için bu seçeneği geçersiz kılıyor. Bu durumda olan öğrenciler için vakıf veya devlet üniversitelerine yatay geçiş hakları devreye giriyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki eğitim süreçleri ve ders geçme notları geçerliliğini koruyacak, böylece yatay geçişlerde bu bilgiler kullanılabilecek. Notları ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme puanları yeterli olan öğrenciler, YÖK aracılığıyla diğer üniversitelere geçiş başvurusunda bulunabilecek. Ayrıca, 2026-2027 akademik yılı için erken kayıt veya ödeme yapmış öğrencilerin, ödedikleri ücretleri geri alma imkanına sahip olduğu bildirildi.
Mezuniyete On Gün Kala Yıkılan Hayaller ve Büyük Tepki
Kapatma kararı, öğrencilerin ve ailelerinin sert tepkisiyle karşılandı. Mezuniyetine sadece on gün kala okulunun kapatıldığını öğrenen bir psikoloji bölümü öğrencisi, yaşadığı mağduriyeti “Beş senedir ücretini ödediğim psikoloji bölümünden iki hafta sonra mezun olacaktım. Okulum kapatıldı. Kimseye ulaşamıyoruz. On gün okuyacağım üniversiteyi nereden bulayım?” sözleriyle dile getirdi. Öğrenciler, üniversite eğitimi devam ederken böyle bir kararın alınmasına anlam veremediklerini belirterek, “Okul devam ederken bunu niye yaptınız? Dalga geçer gibi açıklama yapan YÖK'ün, bizce kapatmadan haberi yok” şeklinde yorumlarda bulundular. YÖK'e yönelik eleştirilerde bulunan öğrenciler, “MSGSÜ'de mühendislik, hukuk yok. Biz ne olacağız?” sorusunu yöneltti. Bayram sonrası finallerin yaklaşmasıyla birlikte, kararın yaklaşık 100 bin kişinin (öğrenci ve aileleri) hayatını belirsizliğe sürüklediği vurgulandı. Öğrenciler, “YÖK hâlâ önümüzdeki günleri işaret ediyor. Gençlerin hayatını kararttınız” diyerek tepkilerini sürdürdüler.
Garantör Üniversitenin Kapsam Dışı Kalması ve Yeni Kampüs Düzenlemeleri
Vakıf üniversitelerinin kuruluş aşamasında bir devlet üniversitesi yasal garantör olarak belirlenir. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin garantörü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) idi. MSGSÜ, konservatuvar ve güzel sanatlar fakülteleriyle ağırlıklı olarak sanatsal eğitim veren bir kurumken, İstanbul Bilgi Üniversitesi hukuk, mimarlık ve mühendislik gibi çeşitli alanlarda 8 fakülte ve 150 farklı bölümde 24 bin öğrenciye eğitim sağlıyordu. Bu durum, MSGSÜ'nün Bilgi Üniversitesi'nin geniş yelpazedeki akademik programlarını kapsayacak yeterlilikte olmadığını ortaya koydu. Kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri, garantör üniversitenin Beşiktaş'taki kampüsüne taşınmayacak. Öğrenciler, başka üniversitelere yatay geçiş yapmadıkları takdirde, eğitimlerine İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin Haliç, Kuştepe ve Dolapdere kampüslerinde devam edebilecekler. Ancak üniversitenin adının değiştirileceği de gelen bilgiler arasında yer alıyor.