Unutkanlığın Perdesini Aralayan Dizi Sahnesi: Bir Oğulun Annesine Duyduğu Hasret
Bir yazarın annesinin Alzheimer tanısıyla mücadelesi ve popüler dizi Rivals'taki bir karakterin bu süreci anlamasına nasıl yardımcı olduğu. Duygusal bir haber.


Anneler ve Oğullar Arasında Görünmez Bağlar
Ünlü yazar Jilly Cooper'ın eserinden uyarlanan "Rivals" adlı televizyon dizisi, yayınlandığı ilk günden itibaren geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. Dizinin pek çok sahnesi olay örgüsü ve karakter zenginliğiyle dikkat çekse de, bir izleyici için en dokunaklı an, omuz vatkaları ve partilerin ışıltısından çok daha öteye geçti. Bu an, annesinin Alzheimer hastalığıyla yüzleşen bir yazarın kendi iç dünyasında büyük bir uyanışa yol açtı.
Alzheimer Tanısının Gölgesinde Yaşam
Yazarın annesine Ocak 2025 tarihinde Alzheimer teşhisi konuldu. Ancak bu resmi tanıdan aylar önce, annesinin hafıza sorunları yaşadığı belli olmaya başlamıştı. Süreç, bir bağırsak rahatsızlığının ardından hızla ilerledi. Eskiden günlük telefon görüşmeleriyle bir araya gelen anne-kız, yemek tarifleri paylaşan veya dedikodu yapan bu yakın ilişki, annenin arama sıklığının azalmasıyla değişime uğradı. Aile içi mesajlaşma grubundaki tutarsız iletileri o denli belirginleşti ki, yazarın kuzeni annesinin telefonunu virüs kontrolü için ziyaret etme teklifinde bulundu.
Bilişsel fonksiyonları değerlendirmek amacıyla bir dizi inceleme başlatıldı. Bu sürecin bir parçası olarak, aile üyelerinden hastanın zaman, mekan ve kişi algısındaki değişiklikleri gözlemlemeleri ve "orientation to time, orientation to place and orientation to person" başlıkları altında yorumlarını bildirmeleri istendi. Aile, bu anketleri yazarın ebeveynlerinin evinde bir araya geldiklerinde doldurdu. Yazarın erkek kardeşi, annesinin yemek yerken "with no off-switch" (doyma hissi olmadan) davrandığını belirtirken, yazarın baldızı annesinin Scrabble puanlarını hesaplamakta zorlandığını gözlemledi. Hafta sonu dönüşünde yazar, bu durumun kendisinde yarattığı derin üzüntüyle duşta ağlarken, annesinin bir parçasını kaybettiğini hissetti. İşine giderken ve ev işlerini yaparken de gözyaşları dinmedi; eşi, çocukları uyuduktan sonra bulaşık makinesini yerleştirirken yüzünü yaşlarla kaplı buldu.
Dizi Karakterinin Beklenmedik Etkisi

Bellek kliniğine değerlendirme formları teslim edildikten sonra yüz yüze görüşme için bekleyiş başladı. Bu süreçte iş ve ebeveynlik sorumlulukları devam etse de, yazar her ikisini de layıkıyla yerine getirmekte zorlandı. Çocuklarına karşı sinirli, iş sorunlarına karşı ise öfke dolu hale geldi. O dönemde içine düştüğü durumdan tek kaçış yolu televizyon izlemekti ve "Rivals" tam da aradığı rahatlamayı sundu. Açılış jeneriğindeki şampanya patlamaları ve inci kopuşlarından, dizinin her anından keyif aldı.
Özellikle Charles Fairburn karakteri, yazarın dikkatini çekmişti. Charles, işlevsiz bir patron için çalışırken, aynı zamanda demans hastası annesine bakıyordu. Daha sonra gizli sevgilisi Gerald'ın, toplumsal dışlanmayla yüzleşen eşcinsel aşkını siyasi emelleriyle bağdaştıramaması nedeniyle onu terk etmesi, Charles'ın hikayesini daha da karmaşıklaştırdı. Yazar, Charles'a derinden sempati duyuyordu. Dizinin son bölümünde, kırsal bir ormanlık alanda Gerald ile yeniden bir araya gelen Charles, sevinçle parlayan bir yüzle ona şöyle dedi: "Mother knew me this morning!" (Annem beni bu sabah tanıdı!).
Annenin Mutluluğuyla Bağlantılı Bir Sevinç
Bu sahne, yazar için dönüm noktası oldu. Charles'ın o anki mutluluğu, "Charles’s happy face said nothing could be more blissful than his mother recognising him" sözleriyle ifade ediliyordu; yani, annesinin onu tanımasından daha büyük bir mutluluk olamazdı. Yazar, ekran karşısında daha önce hiçbir karakterle bu denli güçlü bir bağ kurmadığını belirtti.
Şu anda yazarın annesi, en azından her zaman tanıdığı kişilere karşı "yönelimli" durumdadır. Ancak Ekim 2024'ten sonra tanıştığı herkesin, günlük olarak gördüğü bakıcılar dahil, her seferinde kendini yeniden tanıtması gerekiyor. Charles Fairburn'ın annesinin demansının belki de daha ileri bir aşamada olduğu düşünülse de, Charles'ın o cümlesi yazarın zihnine kazındı. Annesinin onu tanıma anındaki o saf sevinç, yazarın kendi annesiyle olan bağını yeniden düşünmesine yol açtı.
Yazar, annesiyle kurduğu hemen her etkileşimde bir bağlantı arıyor. Babasının son mutfak denemesini değerlendirmek, annesinin eşini veya oğlunun futbol maçını sormasını beklemek, kızının bezelyelerden rahatsız olduğunda çıkardığı ses taklitleriyle annesini güldürmek... Birlikte resim yapmak, yorgun olduğunda annesinin başını okşaması, soğuk algınlığında baharatlı çözümler önermesi, yani "annelenmek"... Tüm bunlar gerçekleştiğinde yazar kendini dans ederken buluyor, daha kolay gülüyor, çocukları için kuralları gevşetiyor ve daha iyi uyuyor. Ancak bunlar gerçekleşmediğinde ise aynı durum söz konusu olmuyor. Charles Fairburn'ın o sahnedeki repliği, yazarın kendi mutluluğunun annesinin sağlığına ve iyi oluşuna ne kadar bağlı olduğunu anlamasını sağladı.
Bu dizi sahnesi doğrudan bir çözüm sunmuyor. Belki "Rivals"ın ikinci sezonu bu hikayeyi devam ettirir, belki de etmez. Ancak yazar, ebeveynleri hafızalarını kaybederken çocukların yaşadığı deneyimi ve birbirlerini yeniden bulmanın anlamını bu kadar ustaca ve özlü bir şekilde işleme değer gören herkese minnettar olduğunu ifade ediyor.